Haftanın Yorumu

Umut Vakfı’ndan Çizgi Film yarışması…

 
Umut Vakfı’nın geçen yıl düzenlediği ve yeterli katılım olmadığı için 2024 yılına ertelediği 28 Eylül Bireysel Silahsızlanma Günü Geleneksel Ödüllü, “Bireysel Silahsızlanma: Yaşama Hak Tanıyın” konulu Çizgi Film (Animasyon) Yarışması için başvuru süreci başladı.
 
Umut Vakfı’nın amaçlarının da anlatıldığı şartnamede; “Animasyon sanatının toplumsal iletişimdeki gücünden ve olanaklarından yararlanılarak, artan bireysel silahlanmanın olası neden, sonuç ve tehlikelerini irdeleyerek toplumsal boyutuna dikkat çekmenin, düşündürücü, tespit edici, vurgulayıcı görüntülerle kamuoyunun bilinçlendirilmesinin amaçlandığı” vurgulandı.
 
Tüm bireysel amatör ve profesyonel katılımcılara açık olan  Çizgi Film (Animasyon) Yarışması’na daha önce ödül almış, dereceye girmiş eserler katılamayacak…

Her yarışmacının, en fazla ikişer eserle katılabileceği yarışmaya gönderilen eserler mp4, mpeg, mov ve avi formatında olabilecek. Boyut olarak ise minimum FULL HD (1920X1080) olması katılım koşulları arasında.

Birinciye 15 bin, ikinciye 10 bin, üçüncüye 7 bin lira ödül verilecek olan yarışmaya son katılım tarihi 2 Eylül 2024 Pazartesi olarak belirlendi. 
 

 
 

Forum

Kuşlar, Topraklar ve Kumlar


Av. Fikret İLKİZ 
 
Hayatınızı kumlar, topraklar kaplar… Zehir olur, sel olur, hayatı, her şeyi yutar!
 
Bir gün öldürülebilirsiniz!
 
Bir gün toprak altında kalanların cenazelerine ulaştığınızda ölü canlar etrafınızı sarabilir.
 
Nefes alamazsınız. Yarın yoktur.
 
Yaşam hakkı yok olunca anlaşılır ve kim neden sorumludur?
 
Şimdiki nesiller neden sorumludur?
 
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 2. maddesi devlete sadece öldürmekten kaçınma yükümlülüğü değil, aynı zamanda egemenlik alanında bulunan kişilerin yaşamını korumak için gerekli tedbirleri almak yükümlülüğü yüklemiştir.

Para kazananlar, yaşamı riske edenler, para kazanan gözü dönmüş vahşilerin iş cinayetleri sarmışsa dört bir yanımızı; yas tutmaya bile zaman bırakmayanların derdi midir insan?
 
Devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğü nedir? Yargıdan insan yaşamını koruma görevini yüklediği devlete sorumluluk hatırlatması…
 

Okuyun

Okullardaki büyük tehlike: Akran zorbalığı


Yasemin DİKİCİ / VAN
 
Artan akran zorbalığı tüm dünya ve Türkiye’de önemli bir sorun haline geldi. Medyada da son zamanlarda sıklıkla gündemde olan konu. Okulların yanısıra sosyal medyanın yaygınlaşması da sözel ve duygusal zorbalık türlerinin artması ve çeşitlenmesine katkı veriyor. 
 
Doç. Dr. Zöhre Kaya, önlem alınmazsa çocuklarda psikolojik rahatsızlıklar görülebileceği, hatta intihara bile sürükleyebileceği uyarısında bulunuyor. Zorbaloğu maruz kalanların ileride depresyon ve özgüven sorunları yaşadığına işaret eden Doç. Dr. Kaya, zorbalık yapanlarda da suç işleme oranlarının dört kat daha fazla olduğuna dikkat çekti.
 
Ailelerin zorbalığı görmezden gelmek yerine erken müdahele etmesi ve destek sunulmasının önemini vurgulayan Zöhre Kaya, "Risk altındaki öğrencilere baş etme becerileri kazandırılmalıdır" dedi. 

Çocukluk döneminde çocuğun ilk bakıcısının çocuğa yönelik duygusal tutumunun oldukça önemli olduğunu vurgulayan Doç. Dr. Kaya, “İlgi ve sıcaklıktan yoksun olumsuz tutumlar, çocuğun ileride saldırgan olması ....
 
 

VakfımızıDestekleyenler