Haftanın Yorumu

Daha 9 yaşında…


Hafta sonu “Anneler Günü”ydü malum…
 
Ailesiyle birlikte Anneler Günü’nü kutlamak için anneannesinin Bursa Orhangazi’de kırsal Heceler Mahallesi’ndeki evine gitmişti 9 yaşındaki C.K
 
Anneler; anneleriyle bir araya gelmenin, Anneler Günü’nü birarada kutlamanın mutluluğunu yaşıyorlardı…
 
Ve maalesef evdeki tüfek C.K.’nın ulaşabileceği yerdeydi…
 
Kendisiyle aynı yaştaki kuzeni Miraç Güvenilir’le birlikte dedelerine ait tüfekle oynamaya başladılar…
 
Ve üzücü sona doğru gidiş ilerledi…
 
C.K. elindeki tüfeği şakalaşmak için doğrulttu…
 
Miraç tam karşısındaydı…
 
Kuzeni C.K.’nın şakalaşmak için doğrulttuğu tüfeğin ateş almasıyla başından vuruldu…
 
Kanlar içinde yere düştü…
 
Ve böyle bir günde kor ateş düştü Anneler Günü’nün kutlanacağı eve…
 
Her şey bir anda olup bitmişti…

Miraç ortalıkta bırakılan bu tüfeği alıp kendince şaka yapan kuzeni C.K.’nın bir anda tetiğe basmasıyla yaşama veda etmişti…
 
Sözün bittiği noktaydı…
 

 
 

Forum

Güneydoğu’nun Kapısını Açan Celal Başlangıç


Av. Fikret İLKİZ 
 
Güneydoğu’nun duvarlarını çökerten gazeteci Celal Başlangıç…
 
Amin Maalouf, sırtına yüklendiği kökenini, dilini, inançlarını, kuşkularını, bir arada yaşama düşlerini yüklenmiş olarak gelmişti. Yazdı, yazıyor.  
 
Eli boş gelmemişti, tiksinti duvarını çökertmek için yazılarını ve yaşamını getirmişti.
 
1635 yılında kurulmuş olan Fransız Akademisinin 40 koltuğu var… Yaşam boyu seçilen 40 üyeden sadece bir üye öldüğünde yerine yenisi seçilebilir. Bu kuraldan dolayı Akademi üyeleri “ölümsüz” (“immortel”) olarak adlandırılır.
 
2011 yılında Amin Maalouf 29. koltuk sahibi Claude Levi-Strauss’un yerine Fransız Akademisi’ne seçildi. 14 Haziran 2012 Perşembe günü Akademi üyelerine yaptığı konuşmasını şöyle bitirmişti:
 
“İnsan sizinki gibi bir aileye kabul edilme ayrıcalığına eriştiğinde, eli boş gelemez. Hele benim gibi Levanten bir konuk olduğunda, eli kolu dolu gelir. Gerek Fransa’ya gerek Lübnan’a karşı duyduğum minnetle, iki yurdumun bana verdiği her şeyi de yanımda getireceğim: Kökenlerimi, dillerimi, aksanımı, inançlarımı, kuşkularımı ve her şeyden çok uyum, ilerleme ve bir arada yaşama düşlerimi.
 
....
 

Okuyun

Korkutan rakam: 44 milyon silahın 40 milyonu ruhsatsız


Fulya SOYBAŞ
 
52 yıllık eğitimci İbrahim Oktugan’ın, Irak asıllı 17 yaşındaki öğrencisi tarafından ateşli silahla öldürülmesinin ardından eğitim sendikaları kapılara metal dedektör konması ve güvenlikçi istihdamı gibi okul güvenliğini fiziki olarak mümkün kılabilecek tedbirler alınmasını istemişti. Bugün madalyonun öteki tarafına bakalım. 17 yaşındaki katil zanlısının ifadesinden öğrendik ki sadece 1 günde, 10 bin lira ödeyerek, hem de elden almış silahını. Dolayısıyla bir kez daha soracağım şu soruyu: “İnternetten ya da elden, peynir ekmek alır misali, silah edinmek neden bu kadar kolay?” Bir diğer sorum da şu: “Z kuşağında şiddet eğilimi neden hızla artıyor?”
 
TÜRKİYE’DE HER İKİ KİŞİDEN BİRİ SİLAHLI
 
Bireysel silahlanma karşıtı çalışmalar yapan Umut Vakfı’nın Yönetim Kurulu Üyesi, Psikiyatri Uzmanı Dr. Ayhan Akcan’ı aradım. Diyor ki: “Türkiye’de yaklaşık 4 milyon ruhsatlı ve bunun 10 katı ruhsatsız silah var.” Bu korkunç bir sayı. Türkiye nüfusunun 80 milyon olduğu düşünülürse bu, her iki kişiden birinde silah olduğu anlamına geliyor. Şöyle devam ediyor Dr. Akcan:
 
“Psikolojik açıdan ele alırsak bu ateşli silahların, yüzde 50’sinin kişilik bozukluğu olan, üçte biri de öfke problemli, bizim ‘kontrolsüz’ dediğimiz, çözümü ....
 
detay
 
 

VakfımızıDestekleyenler