Haftanın Yorumu

Adalet nedir?


Gazetelerde her gün öyle haberler yayınlanıyor ki; insanın ister istemez beyninde bu soru çığlık atıyor…
 
Gerçekten “adalet nedir?

Keyif için ya da kasten ateşlenen bir silahtan çıkan kurşun “öldürmez” ise ya da art arda dövülen bir kadın “ölmez” ise kendini bilmez saldırgan “cezasız” mı kalmalı?
 
Birkaç gün önce kocası tarafından dövülüp, burnu kırılan 28 yaşındaki Ayşegül öğretmenin çığlığı vardı bir gazetede: “Niye tutuklanmıyor? Ölmem mi gerek…”
 
Kayseri’de engelliler okulunda öğretmenlik yapıyor genç kadın… 2 yaşında bir kızı olan Ayşegül öğretmen; “3 buçuk yıl önce evlendim. Dördüncü defa yüzüm tanınmaz hale geldi” diyor… Kocası belli ki dayakçı… Üç kez attığı dayak nedeniyle birer ay uzaklaştırma kararı verilmiş hakkında…
 
İşin üzücü yanı o da bir öğretmen… Eğitimli yani!
 
Bakın aynı gün olan ve bir gün sonra (9 Aralık 2017) gazeteye bir başka haber yansımış…
 
 

Forum

İnsan Hakları Bildirisi Boşuna Değildir


Fikret İLKİZ
 
Yeryüzünde söylenmiş sözlerin hiçbirisi boşuna değildir…
 
Söylenmemiş söz kalmadığı gibi yazılmamış bir şey de sanki kalmadı.
 
Hiçbir şey boşuna değil; insanlar için söylenmiş sözler, yazılmış yazılar, verilmiş mücadeleler, acı ve gözyaşlarıyla kazanılmış haklar ve özgürlükler hiç değil…
 
İkinci Dünya savaşından sonra BM Genel Kurulu tarafından 10 Aralık 1948 tarihinde kabul edilmiş olan Evrensel İnsan Hakları Bildirisi, yüzyıllardır anayasalara ve kendisinden sonraki insan hakları belgelerine kaynaklık etmiştir. Geçmişten geleceğe tarihsel işlevini sürdürmektedir… Sözleşme değildir, ama özgürlük ve adaletin evrensel olarak ortak paydasıdır, yol göstericisidir. Hukukun ve kanunların insanlar için değiştiricisidir.
 
69 yıl önce BM’lere üye olan 58 devletten 8 çekimser oya karşılık 48 olumlu oyla kabul edilmiştir. SSCB, Polonya, Yugoslavya, Çekoslovakya, Belarus, Ukrayna, Suudi Arabistan ve Güney Afrika Birliği  ....
 

Okuyun

Adaletsizlik psikolojimizi bozdu


2012 yılından 2017 Eylül ayını kapsayan 5 yıllık süre içinde 60 bin 850 kişinin intihar girişiminde bulunduğu ülkemizde psikolojik şikayet başvuruları yüzde 27 artış gösterdi. Verileri değerlendiren psikiyatrist Yrd. Doç. Dr. Murat Paker, Türkiye’nin psikopolitik bir krizin içinde olduğuna işaret etti.
 
Adalet ve Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 2012 yılından 2017 Eylül ayına kadar geçen süre içinde 60 bin 850 kişi intihar girişiminde bulundu ve bu intihar teşebbüslerinin 16 bin 28’i ölümle sonuçlandı. İntihar teşebbüslerinin 2 bin 423’ü cezaevinde oldu ve bu girişimlerin 286’sı ölümle sonuçlandı.
 
Bilgi Edinme Kanunu kapsamında bakanlıklardan alınan veriler, ‘Türkiye Geneli Artan Psikolojik Rahatsızlıklar’ raporunda toplandı. Raporu kamuoyuna açıklayan CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, toplumun psikolojisinin bozulduğunu belirterek hükümete tedbir alması çağrısında bulundu. Rapora göre, son 5 yılda psikolojik rahatsızlıkların yüksek seyir izlediği görülürken 224 milyon 700 bin kutudan fazla antidepresan ve benzeri ilâç tüketildiği sonucu ortaya çıktı. Raporu değerlendiren İstanbul Bilgi Üniversitesi Psikoloji Bölümü Klinik Psikoloji Yüksek Lisans Programı Direktörü Yrd. Doç. Dr. Murat Paker,   ...
 

VakfımızıDestekleyenler