Haftanın Yorumu

Ekonominin geldiği nokta: İNTİHARLAR


Pandemi, ekonomide yaşanan olumsuzluklar…
 
Pek çok esnaf, çiftçi, çalışan iliklerine kadar hissediyor ekonomik olumsuzlukları…
 
İşyerini kapatmak zorunda kalanlar, işini kaybedenler, borçlarını ödeyemeyenler, kirasını ödeyemeyenler, malvarlığını, parasını kaybedenler…
 
Pek çok insan bu olumsuzluklar içinde yaşıyor…
 
Hemen her gün ekonomik kaygılar intiharlara neden oluyor… Ki, bugün de yine art arda birkaç intihar vakası medyaya düşüyor…
 
Ardahan’da üç çocuk babası, 39 yaşındaki çiftçi Fuat Avşar, borçlarını ve borçlarına uygulanan katmerli faizi canıyla ödemiş…
 
Tarım Kredi Kooperatifi ve bir bankaya 770 bin lirayı bulan borcunu ödeyebilmek için otomobilini ve hayvanlarını satmış, ama uygulanan katmerli faizleri ödemekte zorlanmış… En sonunda borçlarına karşılık hacizle karşı karşıya kalan Avşar, köyün ortasında silahı kafasına dayayıp ateşleyerek intihar etmiş…
 
Düşünsenize gencecik bir insan…  Büyük umutlarla işe başlıyor, güzel şeyler yapmayı hayal ediyor… Ama bir yandan banka, ....
 
 

Forum

Devletin Hukuk Düzeninde Erişimin Engellenmesi


Fikret İLKİZ

Anayasa Mahkemesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları uygulanmalıdır.
 
AİHM’si kararlarını beğenirsiniz veya beğenmezsiniz, eleştirirsiniz ve kararları üzerine yorum yapabilirsiniz. Anayasa, kanunlar, ulusalüstü sözleşmeler ve hukuk; Anayasa Mahkemesi ile AİHM’si kararlarına uymayı ve karar gereğini yerine getirmeyi emrediyor.
 
Tıpkı Osman Kavala hakkındaki AİHM kararına Devlet ve hakimlerin uymakla yükümlü olması ve hakimlerin insan hakkı ihlalini ve mağduriyeti ortadan kaldırmak için tahliyesine karar vermeleri gerektiği gibi…
 
“AİHM’nin Kavala kararını yargının değerlendireceğini ve olası yaptırımların başlatılmadan sürecin sonlandırılacağını düşünüyorum. Kararın muhatabının Devlet olması gerçekliği göz önüne alındığında ‘Yargıçlar devleti kurtarmaz’ denilebilir mi?”
 
Bu soruyu sorduktan sonra yanıtını veren çok değerli hukukçu meslektaşım yazısını “Yargıçlar, devletin hukuk düzenini kurtarabilirler” cümlesiyle bitirmiş.[i]

Belki de üzerine düşen gölgelerden; yargının bağımsızlığı ve tarafsızlığına olan güven yitirildiğindendir…
 

Okuyun

Sevdiğini öldürme ve şiddet kültürü


Sevgi ÖZKAN
 
SOSYOLOG, YAZAR
 
Toplumumuzda her alanda artan şiddete dayalı iletişimin, tüm dünyada yaygınlaşan örneklerinden nasıl farklılaştığı, incelenmesi gereken önemli bir konu.
 
Eşini öldürme, sevdiği için ölme veya öldürmeyi sevginin ispatı ve sorun çözme aracı olarak görme yatkınlığından doğan bir sosyal kültür ve değerler sisteminde yaşıyoruz. Vatan için can vermek veya can almak, kahramanlık ve fedakârlık erdemi olarak kutsanıp vatan için ölmek bir borç olsa da “Esas görevin yaşamaktır” anlayışı, geçerliliğini sürdürüyor. Öte yandan günümüzün, yapay zekâlı robotlarla güçlendirilebilen şiddet olgusu, uygulamayı daha da artırabilir hale getiriyor. Bazı fanatik dincilerin, din savaşı uğruna canlı bomba olarak kendi bedenini imha etme girişimi de başka bir şiddet uygulamasının çelişkili mantığını yansıtıyor.
 
NORMALLEŞME
 
“Adak kültürü”nün dini bayram havası içinde yerine getirilişinden oluşan zihinsel kodlamalar, gereğince algılamayacağı yaşta buna şahit olan veya şahit olmaya zorlanan küçük beyinlerde öldürmeyi olağan görme altyapısını hazırlayabilir. 
 
 

VakfımızıDestekleyenler