Haftanın Yorumu

Seçmenleri duyarlı olmaya çağırıyoruz…


Ülkemizde yeni bir dönemin kapısını açacak olan seçime ramak kaldı. Yani sadece 12 gün kaldı. 24 Haziran 2018 Pazar günü 1 milyon 585’i ilk kez olmak üzere toplam 57 milyon seçmen sandık başına gidecek ve Türkiye Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı’nı ve yeni milletvekillerini belirleyecek…
 
Başkanlık sisteminin fiilen başlamasına yol açacak seçim sonucunda Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk başkanı da belirlenecek ve göreve başlayacak. Partiler yoğun geçen seçim çalışmalarını sürdürürken tüm partilerin insanlara ve topluma verdikleri mesajlar elbette ki çok önemli… Umut Vakfı olarak; tüm siyası partileri ve seçime katılarak oy verecek, oy isteyecek olan seçme ve seçilme hakkını kullanan herkesi “bireysel silahsızlanma ve şiddetsiz bir toplum istemeye” teşvik etmeye ve duyarlı olmaya davet etmek istiyoruz. Oy kullanacak seçmenlerin; “bireysel silahsızlanma ve şiddetsiz bir toplum”u hedefleyen ve bu konularda ciddi çalışmalar yapacak olan partilere oylarını vermelerini diliyoruz… Seçimin huzur içinde geçmesini ve sonucunun ülkemiz için hayırlı olmasını temenni ediyoruz…

24 Haziran 2018 tarihinde yapılacak olan Cumhurbaşkanı seçimi ve genel seçim nedeniyle siyasi partiler tarafından seçimler nedeniyle gerçekleştirilecek ve topluma ....
 
 

Forum

Seçim Zamanında İdam, Af ve Mahpuslar


Fikret İLKİZ

İktidar partisi AKP ölüm cezasını yeniden dillendiriyor… İktidar ile ittifak içinde olan siyası parti MHP ise af çıkaracağız diyor. İktidar partisi idam derken diğeri af diyor…
 
246 bin 416 mahpusun cezaevinde olduğunu bildiğimiz bir ülkede bir uçta idam cezası ile öç almaya dayalı ceza politikası dillendiriliyor diğer uçta ise af önerisi…
 
Kimsenin aklına bile gelmemesi gereken ölüm cezasının asla geri getirilmesi istenemez ve önerilemez. Af üzerine sözler ise en zor tartışmaların yaşanacağı kapının aralanması demektir.
 
Seçimler nedeniyle dillendirilen ölüm cezası ve af birbiri ile ne kadar çelişkilidir. Daha acısı, siyasal çıkarlar adına insan onuru seçimlerde oy için feda edilemez, edilmemelidir.
 
Seçimlerde yapılan konuşmalar insanlarda ne kadar umut yaratırsa yaratsın bu sözler hayal kırıklıklarına ve ağır toplumsal travmalara neden olabilir. Söz sahibi olmak ve söz söylemek dikkat ve sorumluluk gerektirir. Ağızdan çıkan sözleri kulaklar ve vicdanlar duymalıdır.
 

Okuyun

Aşık mısın, saplantılı mı?


Uzman Klinik Psikolog ve Hipnoz Uzmanı Mehmet Başkak, saplantılı aşkın belirtilerini, sebeplerini, teşhis ve tedavi yöntemlerini anlatıyor.
 
Saplantılı aşk yüzyıllar boyunca edebi eserlerde romantik bir şekilde tasvir edildi. Romeo ve Juliet’in aşkları için intihar etmelerinden tutun da birçok romantik filmde dahi birinin saplantılı bir şekilde aşık olması, yıkıcı davranışlara sebep olabilecek bir tavırdan çok imrenilesi bir şeymiş gibi anlatılıyor. Oysa saplantılı aşkın akıl sağlığı problemlerinin habercisi olduğunu biliyor muydunuz?
 
SAĞLIKLI VE SAPLANTILI AŞK ARASINDAKİ FARK NEDİR?
 
Sağlıklı ve saplantılı aşk arasındaki en temel fark: Saplantılı aşkta partnere karşı duyulan ilk baştaki aşırı heyecan ve hayranlık dolu hislerin zaman içinde saplantı derecesine varmasıdır. Saplantılı aşk ve delüzyonel (kuruntulara dayanan) kıskançlık akıl sağlığı problemlerinin habercisidir ve yetişkin kişilerin yüzde 0.1’inde görülür. Delüzyonel kıskançlıktan muzdarip olan kişiler mesela bir iş arkadaşı, eşleri ya da partnerlerini dışarıda gördüğünde selam verse ya da eş veya partnerleri sokaktan geçen birine biraz dikkatli baksa, hemen onları sadakatsizlikle suçlarlar.
 
 

VakfımızıDestekleyenler