Haftanın Yorumu

Yeni Zelanda herkese örnek olmalı


Yeni Zelanda’da 15 Mart Cuma günü iki camiye yapılan küresel terör saldırısında biliyorsunuz 50 kişi öldü, bir o kadar kişi de yaralandı. Ve bu ırkçı saldırı; dünya genelinde bireysel silahlanma konusundaki endişelerin de artmasına neden oldu…
 
Silah ve silah şiddeti üzerinde uzman şirket Small Arms Survey’in yaptığı araştırmaya göre, dünyadaki 1 milyardan fazla ateşli silahın yüzde 85’i sıradan insanlarda… Yüzde 13’ü askeri cephaneliklerde, yüzde 2’si de polis güçlerinin elinde bulunuyor…
 
Yeni Zelanda’da yaşanan olay sonrası ülke tek yürek olurken Başkan Jacinda Ardern silahlanmaya yasak getirileceğini açıkladı...
 
Ve bunun için aylar, yıllar geçmedi... Verilen söz rafa kaldırılmadı... Olayın üzerinden 10 gün bile geçmeden başbakanın verdiği "silahlanma yasağı" hayata geçirildi. Yeni Zelanda Hükümeti, katliamın ardından askeri nitelikte yarı otomatik silahların ve saldırı tüfeklerinin yasaklandığını duyurdu.
 
Yeni yasaya göre, silah sahiplerinin yasak kapsamına giren silahlarının bilgilerini polisle paylaşması ve tanınan süre kapsamında bu silahları teslim etmeleri gerekiyor. Silahlarını teslim etmeyenler 3 yıla kadar hapis ve 4 bin dolara kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabilirler…
 
Bravo sayın Başbakan… Bravo size…
 
Tüm dünya ülkelerinin sizin gibi önünde şapka çıkarılacak değerli başbakanlara, yöneticilere ihtiyacı var…
 
Yaşam hakkını tehdit eden bireysel silahlanmaya HAYIR…
 
 

Forum

Edebimize Mahsus Muhakemeler


Fikret İLKİZ
 
Mecelle 16 kitap ve 1851 maddeden oluşur. İslâm hukuk tarihinin ilk medeni kanunudur. Mecelle hâkimin nitelikleri madde 1792’de sayar: “Hâkim; hakîm (adaletli, akıllı, bilge, âlim), fehim (anlayışlı, zeki), müstakim (dosdoğru, bağımsız, dürüst) ve emin (kendinden bilgisinden emin olmalı, güvenilir), mekin (şeref sahibi, saygın, vakar sahibi ), metin (sabırlı, metanetli) olmalıdır.”
 
Demek ki, hakîm, fehim, müstakim, emin, mekin ve metin olamıyorsa hâkim değildir.  Olmamışları hâkim ve savcı yapmamalı ve mahkemelere tayin etmemelidir.
 
Acaba Türk Yargı Etiği Bildirgesi’ne Mecellenin 1792’inci maddesini neden koydunuz?
 
İhtiyaçtan mı meraktan mı? Osmanlı’nın mirasıdır diye saygı duyduğunuz adaptan mı?
 
14 Mart 2019 tarihli Resmî Gazetede (Sayı 30714) yayımlanan Türk Yargı Etiği Bildirge’sine girişte şöyle yazılı:

“Hâkimler ve savcılar, görevlerini yerine getirirken adaletin en hassas ve doğru şekilde dağıtıldığından emin olan, meslekî sorumluluk içinde davranan, bütün işlemleri ile karar ve davranışlarında insan ve toplum hayatına tesir edeceklerinin ve toplum nezdindeki saygınlıklarının korunmasının Türk yargısının itibarını da yükselteceğinin bilincinde olan ‘hakîm, fehîm, müstakîm, emîn, mekîn ve metîn’ insanlardır. Anayasa ve kanunlardan aldıkları yetki çerçevesinde, hür vicdanları ile evrensel değerleri şiar edinerek bağımsız ve tarafsız olarak görevlerini yürütürler. ....
 

Okuyun

Mülteci çocuklara mülteci istismarı!


Mert İNAN
 
“Türkiye’de Risk Altındaki Çocuklar Sempozyumu” davetlisi olarak İstanbul’a gelen Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı’ndan Prof. Dr. Hakan Kar, “Mülteciler ve Cinsel Şiddet” araştırmasının sonuçları ile suça bulaşan çocukların karnesini paylaştı. 
 
“Mülteci çocuklarla ilgili durum çok vahim” diyen Prof. Dr. Kar, “Suriyeli mülteci çocukların bir kısmı zorla fuhuşa itiliyor. Bazı kız çocukları başlık parası ile satılıp, dini nikah kıyılarak mağdur ediliyor. Mersin özelindeki araştırmamız Türkiye’nin aynası durumunda. 2013-2019 arası arası toplam 32 mülteci çocuk cinsel şiddet mağduru oldu. Mağdurların 75’i kız çocuklarıydı. Mağdur çocukların yüzde 21’i ağır psikiyatrik rahatsızlık yaşıyor, 4 olguda gebelik tespit ettik” dedi.
 
"1 milyon 658 bin mülteci 18 yaş altı çocuklardan oluşuyor. 3 milyon 501 bin mülteci şehirlerde, 142 bin kişi ise kamplarda yaşıyor. Suriyelilerin Türk nüfusuna oranı yüzde 4.4’e ulaşmış durumda. Kamplarda yaşayan çocuklar, temel ihtiyaçların karşılanması amacıyla hırsızlık ve yan kesiciliğe itiliyor. Şehirlerde yaşam süren mülteci çocukların büyük kısmı aileleri tarafından, çocuk işçiliği, dilencilik, mendil satıcılığına yönlendiriliyor. Çocukların bir kısmı cinsel suçlara karışıyor. Yani cinsel saldırganların mağduru oldukları gibi, cinsel saldırganlıklar da gösteriyorlar. Mutlaka tersine göç projeleri hayata geçirilmeli. ....
 
 

VakfımızıDestekleyenler