Haftanın Yorumu

Sivil toplum örgütü liderliğinde 25 yıl…

Nazire Dedeman Çağatay
 
İşkadını, uzun yıllar Dedeman Holding bünyesinde aktif olarak rol aldı ve Başkan Vekilliği görevini yürüttü. Ve son 25 yılda en önemli görevi “sivil toplum önderliği”ydi…
 
Umut Vakfı’nı 28 Eylül 1993 yılında kurmuştu ve yaşama veda ettiği 4 Şubat 2019 gününe kadar bir sivil toplum örgütünün kurucusu, lideri olarak da, “hukukun üstünlüğü ve yurttaşlık bilincinin geliştirilmesi” için mücadele etti…
 
Toplumda artan şiddet onu öylesine rahatsız ediyordu ki; günümüzde 18 yaş altı okul çocuklarının bile internetten “bir tık”la ulaşabildikleri silahlanmanın önlenmesi, yasaklanması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde konunun ivedilikle ele alınarak yasal düzenleme yapılmasını amaçlıyordu…
Büyük çoğunluğu ruhsatsız silahlarla işlenen cinayetlerin önlenebilmesi için ciddi eğitim politikaları geliştirilmesi, hukukun üstün kılınarak ve adalete ulaşımın çabuklaştırılması, yurttaşların haklarını yasal yollardan aramaları için pek çok etkinlikler, çalışmalar, toplantılar yapılmasına önderlik etti Umut Vakfı’yla…
 
 

Forum

Yayın Yasağı Yasaktır


Fikret İLKİZ
 
Sürekli yayın yasağı yasaktır cümlesinden bıktık, ama yayın yasağı koymaktan yargının ve yürütmenin vazgeçmediği ve bıkmadığı anlaşılıyor.
 
Artık yadırganmayan, basın yayın kuruluşları tarafından itiraz edilmeyerek benimsenen ve olağan kabul edilen “yayın yasakları” basın özgürlüğüne getirilen yaygın sansüre dönüştü.
 
Yargı “yayın yasağı” kararı veriyor, ama yayın yasağına aldıran yok.
 
Daha net ifade edelim; artık yayın yasaklarını takan olmadığı gibi yargının yargılarına bakan kimse de yok…
 
En son örnek Kartal’da çöken 8 katlı bina haberlerine getirilen yayın yasağı kararıdır.
 
RTÜK sayfasından 6 Şubat 2019 ve saat 18.15 itibariyle yapılan duyuru şöyle:

“İstanbul Anadolu 6. Sulh Ceza Hakimliğinin....
 

Okuyun

Feyzioğlu: Türkiye’nin bir toplumsal şiddet sorunu var


Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Türkiye’nin bir toplumsal şiddet sorunu olduğunu ve şiddetin egemen olduğu bir toplumda hukukun egemen olamayacağını vurguladı. Feyzioğlu, “Kadın cinayetlerinin yüzde 85’ini kocalar, sevgililer, eski eşler, ayrılmak istedikleri sevgililer ya da ya benim sevgilim olursun ya da ölürsün diyen, baktığı kadının onun mülkü olduğunu düşünen ilkel yaratıklar işliyor. 1 Ocak 2016-31 Aralık 2018 arasında 3 yılda bin 184 kadın bu sebeple öldürülmüş durumda ya benimsin ya ölürsün. 2016-2018 arasında kadın cinayetlerinde artış ise yüzde 30,6. Bu artık ayrımcılığın hat safhası” diye konuştu.
 
Kadınları Koruma ve Dayanışma Derneği’nin düzenlediği, eski Bakanlar Ali Naili Erdem ve Agah Oktay Güner ile Avukat Nail Gürman’ın da konuşmacı olarak yer aldığı toplantıya katılan Feyzioğlu, "Demokrasi ve şiddet; hukuk ve şiddet yan yana olmaz. Çünkü şiddet egemense hakkın çoğulu anlamına gelen hukuk elbette ki egemen olamaz" dedi.
 
 

VakfımızıDestekleyenler